DERGİ DUYURULAR

DERGİ KATEGORİLER

 

DERGİ ÜYELİK

Kullanıcı Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum
 

DERGİ ARŞİV

Mart-Nisan-Mayıs
 

ÖN SÖZ


Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla. Alçaltan O’dur, yükselten O. Tesir O’ndandır, aşkla yürütmek de O’ndan.
Kalemi elime aldığım günden beri, olaylar ve hayallerimle adeta yarıştayım. Her olaya yorum getirmesinden şikayetçi olduğum halde zihnimi engelleyemedim. Bu nedenle, hem kitap yazmaya hem de dergi çıkarmaya devam ettim. Fakat, Recep Özkan’la birlikte hayallerimizin ürünü olarak yirmi yıl devam eden Mektup’a ara vermek zorunda kaldık.
Mektup Dergisi çıkmadığı dönemde, bir kanadımı kırık hissettim. Birikimlerim ve gördüğüm adaletsizlikler beni yormaya başladı.
Mektup Dergisi’ni tekrar çıkarmak için, eşimi çok zor ikna ettim.
11/04/2009 - 22:32

Hazır Recep Bey’i ikna etmişken, yazarlardan alelacele yazıları istemeliydim, istedim. Bir türlü bazı yazarlardan yazılar gelmek bilmedi. Bu arada Recep Bey’in Mektup Dergisi’ni tekrar başlatmaktan vaz geçmesinden korkuyordum. Yeniden çıkışımızın ilk sayısında çok önem verdiğim, onun da bana önem verdiğini sandığım arkadaştan yazı istedim.  Arkadaşımın bana söz verdiği yazı gelmediği halde, onun, başka yerde yazısını görünce, kendisine, “Bana verdiğin sözde durmuyorsun ama başka yere yazıyorsun.” dedim, aldığım cevap bana çok ağır geldi. “Eee! Parayı veren düdüğü çalar.” dedi.

Şoke olmuştum. Derginin kadim yazarları yirmi yıl Mektup Dergisi’ne emek vermişlerdi. Onlardan böyle bir cümle duymamıştım. Şimdi devran değişiyor muydu? Evet, biz, bir zamanlar dergi çalışanlarına ve yazarlarına en güzel ücreti verirken, daha sonra, bize kurulan tuzak yüzünden, maalesef az ücret verdiğimizi biliyor ve eziliyordum. Fakat bu dergi hizmet dergisi, (o dönem) çok sayıda hediye abone yaptığımız için, biz kazanmıyoruz ki ezileyim, diyerek kendi kendime telkinler yapıyordum. Fakat arkadaşımın sözünden sonra anında kararımı verdim. (Gerçi arkadaşım, “Parayı veren” konusunda haklı olsa bile, söz verdiği ve sözünde durmadığı için yine de haksızdı. Ben olsam, eğer o işi yapmayacaksam söz de vermezdim. O kişi düşmanım bile olsa.)

Mektup Dergisi’ni her ay tek başıma çıkaracağım. Ne ki, bu defa eşimi ikna edemedim. “Çok yorulursun, asla izin vermem.” dedi. Ben de, o halde “Hiç olmazsa üç ayda bir çıkarayım. Her hayat hikayesi dinlediğimde, adeta yazmak kaderim oluyor. Milletin soruları oluyor ve cevap istiyorlar. Birçok okuyucumuz mektup arkadaşımdı, ya da evime gelen bir akrabam gibiydi, ne olur tekrar çıkarın, diyorlar. Çok sevilmenin tatlı bedeli olsa gerek bu. Evet, sorulara cevap vermeliyim, aksi takdirde romanlarımda aşırı mesaj vermeye başlıyorum.” dedim ve zarzor izin alabildim. (Bu arada Recep Özkan’ı ikna ettim, Mektup’ta o da yazacak.)

Hayalimdeki dergiyi çıkartacaktım. Mizanpajına kadar o dergiyi hazırladım, baktım olacak gibi değil, çok pahalıya çıkıyor. Daha sonra yine hayallerime uygun başka şablonlu, elinizdeki Mektup’u çıkardım. İnşaallah beğenirsiniz de, gelecek sayı elinize gelmeden, elinizdekini okumuş olursunuz. Tabiî ardından da abone bulmak için her ay, hiç olmazsa birkaç saatinizi Mektup Dergisi’ne verirsiniz.

Otuz yıldır İslâmi çizgide bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Tahsil Köyü projemiz haricinde, Allah’a şükürler olsun, ne yaptıksa sizlerle beraber onu başardık. Yani Mektup dergisi’yle de  inşaallah faydalı ve başarılı olacağımıza inanıyorum.  Beraber çalışırsak neden olmasın? Ayrıca mutlaka başarmak zorunda değiliz, ama mutlaka çalışmak gayret göstermek zorundayız. Allah Şanı Yüce, sadece ihlas ve gayretimize bakar.

                        * * *

 

√ Değerli okuyucularım,

Sizlere çok güzel bir Der-Kit (Hem dergi hem kitap)  sunmak için, Allah’ın izniyle çok çalışacağım. Ama sizden de çalışma bekliyorum. Yalnız çıkılan yollar yorucu olur dostlar.

√ Sır kutusunu yine açacağız. Kimseye söyleyemediğiniz derdiniz varsa hemen yazın. Derdinize çözüm arayalım.

√ Günlük haberlere ve siyasete yer vermeyi düşünmüyoruz, çünkü üç ayda bir çıkan dergide, her haberin vakti geçer. Ayrıca, Mektup Dergisi yirmi yıl sonra da okunmalı ve insana aynı tazelikte bilgi vermeli. Biz bunu gaye ediniyoruz. Fıtrat bilgilerine önem vermek niyetindeyiz.

√ Giresun’a bir gittim, dört önemli konuyla döndüm. (İlginç üç olayın sahibi de birbirine akraba. Birini bu sayı veriyoruz. 500 ağaç diken kadın, haberi.) Gün gelecek başka bölgelerden de çok farklı konular çıkar, sakın ola ki, bölgecilik yaptığım sanılmasın.

√ Konuları, kısa kısa ve öz sunmaya çalışacağım. Haberde 5N dönemi geçti artık. Kulaklar göze taşındı. Dolayısıyla, konulara direkt girmenin daha faydalı olduğuna inanıyorum.

Değerli okuyucularım,

Artık tek yürekle çoğul olmak zamanıdır. Bu bilinçle yola girdik. Önce Allah Şanı Yüce’ye, sonra size güvenerek.

İşte çalışmalarımız, işte siz. Varsanız ben de varım. Hem de ölümüne. Başka nasıl anlatayım yüreğimin kararlılığını.

Allah’a emanet olun dostlar.

 

Emine Şenlikoğlu

 

DİĞER HABERLER

TÜRKİYE’DE ÇIĞIR AÇAN YAZAR
Şule Yüksel Şenler’i Unutmadık
Kılavuz: İslamı Doğru Anlamak Eserine Anlamlı Kampanya
Dernek Yetkilileri Bir Arada. Teşekkürler Dostlar.
Peygamberimiz (sav)’in Prensiplerinden Bazıları
Sabah kalktığı andan itibaren eşine ve
çocuklarına gülümserdi.
Bu Ayetleri Ezberler misiniz?
ÖN SÖZ
Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla. Alçaltan O’dur, yükselten O. Tesir O’ndandır, aşkla yürütmek de

n

 
 

MEKTUP DERGİSİ
© 2009 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@mektupdergisi.com |  abone@mektupdergisi.com