DERGİ DUYURULAR

DERGİ KATEGORİLER

 

DERGİ ÜYELİK

Kullanıcı Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum
 

DERGİ ARŞİV

Mart-Nisan-Mayıs
 

Higgs Parçacığının Peşine Düşen Fizikçiler Ne Yapmak İstiyor


Gençliğimde uzay bilimiyle ilgili ne görsem hemen alır okur, bilmediğim kelimenin altını çizer sonra o kelimenin-kavramın-manasını öğrenirdim.
12/04/2009 - 00:11

Fizikle ilgili bir şeyler öğrenmek anlatması güç bir haz verirdi bana. Daha sonra dinimi öğrenmek için gittiğim Kur’an kursunda, o tür şeylerin peşine ancak gafillerin düşeceği onsekiz yaşında, ama hocalık yapan bir genç kız tarafından söylenince, (ben de İslam’ı bilmiyorum o da bilmiyor, iki bilmez bir bilir etmedi) anında zihnim bildiğim kavramlarla beraber uzayla ilgili coşkumu siliverdi.

O zamanlar her sakallıyı şahsiyeti oturmuş hoca, her başörtülüyü de dininin her şeyini bilen zannederdim. Genç kıza nasıl inandım o aldanışıma hâlâ şaşarım.

Daha sonra Kur’an’da uzay ayetleri görünce, "Allah Allah! Uzayla ilgilenmek haram olsaydı Allah bu ayetleri, öğretici bir şekilde niye göndersin ki" dedim. Fakat aradan uzun yıllar geçmişti tabii. Şimdi ilgimi çeken Higgs parçacığının aranması olayında gençliğimde severek okuduğum Bilim Teknik Dergisi’ne müracaat ettim. Baktım olacak gibi değil, Cern deneyleriyle ortaya çıkmış o kadar çok bilmediğim kavram var ki, yazık oldu yıllarıma. Günde bir kavram öğrenseydim, şimdi böylesine şaşırmazdım. Bunu neden yazıyorum, siz benim söylediğim keşkeleri söylemeyin diye.

Günlerdir bana fizikle ilgili bilgi verecek bir beyin aradım fakat bulamadım. Doğrusu, bilim adamlarımızın bize yakın alanlarda az olduğunu bilirdim ama bu kadar da az olduğunu bilmezdim. Ülkemiz, ülke yönetiminden habersizlerin elinde yıllarca can çekişirken beyin göçüyle ilgilenilmemiş ve doğal olarak beyin göçü almış başını gitmiş mi?” derken, dediğim gibi günlerce fizikçi aradım.

1970’lerde okuduğum, haliyle Türkiye’yi bilimden haberdar eden Bilim ve Teknik Dergisi’ne başvurdum. Benim de okuyucum olduğunu öğrendiğim Duran Akca sağolsun benimle çok candan ilgilendi. Ve benim Prof. Dr. Osman Çakar Bey’i bulmama yardım etti. Sızıntı Dergisi’nin telefonunu verdi, aradım. Onlara da buradan teşekkür ediyorum, sonuçta saygı değer hocama ulaştım.

Fizikle ilgilenmek istiyorum, özellikle Higgs parçacığını anlayana kadar çok zorlandım. Hiç olmazsa okuduğumu anlayacak kadar fizikten anlamak istediğimi ifade ettim. Sayın hocam Prof. Dr. Osman Çakar bey de çok candandı, baştan savma olmayan tavırlarıyla bana uzun uzun ders verdi ve vermeye devam edeceğine dair sözde verdi. Ayrıca, şu site adreslerini bana vererek çok önemli bir hediyeyi lütfetti. Sizlere de takdim edeyim.

http://www.zaferdergisi.com/author/?Yazar=7436

http://www.sizinti.com.tr/Yazarlar.php?Yazargoster

 

Hocamdan iki kitabının ismini de aldım.

Bir Çekirdekti Kainat

Atomlar Harf, Kainat, Kitap (Altınburç Yayınlarından çıkıyormuş)

Bu iki kitabı ve birkaç da başka yayınlara ait kitapları okuyarak Allah izin verirse, bu konuda öğrenmek istediklerimi öğrenmeye çalışacağım. Bilgi, eğer kullanmak ya da aydınlanmak için öğrenilirse ufuk açıcı oluyor. Hocam, kısa ve özel seminerinde bir cümle bilgi verdi. En küçüğü insanoğlu, evrenin kütlesinin sadece %4’ünü bulmuş, %96’sı karanlık olarak bulunmayı bekliyormuş.

Kendisine, "İslami Kesimde" neden fizikçi az gibi dedim ve görüşünü sordum.

"Bizde eleştirel düşünce gelişmedi. Bilimsel politikalar üretmiyoruz. Bilimi öne çıkarmak diye bir kaygımız yok." dedi. Evet, çok doğru.

Uzay ve fizik, çevre özellikle toprağı koruma bilincimiz gelişmedikçe, evrendeki yerimizi zor koruruz.

Bazıları neden bu tür kitaplar okuduğumu, lüzumsuz işlerle uğraştığımı söylüyorlar, şaşırıp kalıyorum. Dünyayı tanımaktan o kadar uzakta nefes alıp veriyorlar ki bunu söyleyenlere, söylenecek söz bulunamıyor.

Değerli dostlar,

Gelecek, bu günkü öğretmen, imam, yazar ve toplumun diğer önde gelen kişilerinin ağız yada kaleminden çıkacak sözleriyle şekillenecek. Bugün bizler ihtiyacı dile getirmez, hep popülist yazılarla yerimizi doldurursak, gelecek gelir ama bize hesap sormak için gelir.

                                   * * *

Velhasıl,

Nedir bu Higgs parçacığı neden dünya Cern deneylerine kilitlendi? Biz bu olayın neresindeyiz derken, araştırmalarım esnasında ne öğrensem iyi! Standar modelini bulan üç kişiden biri Müslüman, Pakistan’lı Abdusselam, 1979 yılında, Nobel Fizik Ödülü almış. Ne yazık ki, eğer özel ilgi göstermemişse, bizim gençlerimiz, bilim dünyasında hiç Müslüman yok sanır hâlâ, hâlbuki İslam kültüründen giden yüzlerce beyin gücü yabancı laboratuarlarda. Ülkemizde saçma sapan takipler yüzünden, laboratuarların sayısı da maalesef (uzmanların söylediğini söylüyorum) istenilen sayıya çıkamıyor. Bu da gösteriyor ki, hocamın ifadesiyle beyin gücüne yazık oluyor. Aslında fizik de tıkanıyor. Halk olarak enerjimiz o kadar boş şeylere harcanıyor ki, değil fiziği öğrenmeye, insana dinini bile öğrenecek zaman kalmıyor. Halbuki, zamanı idareli harcasak, bugünün hakkını bugünkü hayırlı işlerde kullansak durum çok farklı olur.

Evet, dünyada yer yerinden oynayacak olayın haberini okuduğum zaman hiçbir şeyi anlamadan dinlemek istemiyorum. Sizlere de teklif ediyorum. Allah uzay ayetlerini boşu boşuna göndermedi.

Bütün eksik ve bilgi eksikliğinden dolayı karmaşa görünüme rağmen, konuya ilgi duymamın iki, üç sebebi var;

1)  Bilim adamlarının devasa buluşlarından çok neden o bilgilere ulaşmak istediklerini acaba Allah’ın henüz buldurmadığı sırlarını mı bulmak istiyorlar, merak ediyorum.

Mesela,

Tanrısal parçacık da dedikleri parçaya ulaşırlarsa inançları değişecek mi? İnsanda milyarlarca şifre buldular. Bu şifreyi Allah koydu dediler mi? Bir kısım bilim adamı için evet, dediler, diyebiliriz, bir kısmı için hayır, doğa dediler, tabiat dediler ama asla o şifreleri "Allah koydu" demediler. Hidayet istemek maddenin yapısıyla ilgilenmek ile değil, Allah’ın varlığını bildikten ve iman ettikten sonra onun gönderdiği dini bulmak ve o dine inanmakla olur. Higgs kaçan parçacığı ve onda saklı bulunan sırrı bulmaları, bütün çağlar boyu yapılan buluşların en büyüğü olacak, bu doğru, ama inanmayan için değişen bir şey olmayacak. O yine, var olanı bulmak ile yoktan yaratılmayı aynı şey sanacak. Trilyonlarca şifre iğne tepesi kadar yerde olsa yine doğa, tabiat yaptı, diyecekler. Bunu biliyoruz ve gençlerimiz içinde hazırlıklı olmalıyız, diyorum.

2) Bazı bilim adamları yukarıda dediğimiz gibi var olanı bulmakla onu yaratmak aynı şey zannettikleri için kendisini ilahlaştırıyor. Acaba gençlerimiz bu akımın etkisinde kalır mı?

Tüp bebeğin ilk uygulandığı yıl, gazetelerde yeni doğan tüp bebeğin resmi yayınlanmıştı. Beni tanıyan bir hanım eline gazeteyi almış, ‘Hocam bakın insanlar insan yarattı, demek ki Allah olmadan da insan yaratılıyormuş’ diyebilmişti. Allah’ın yeryüzüne ve kozmosa, tüm âleme hatta âlemlere yerleştirdiği sistemden habersiz insanlar, düşünmeden dinliyor, düşünmeden izliyor, okumadan kendisini uzman görüyor. Kur’an’dan habersiz olanın, insanın ışınlanması gerçekleştiğinde, Belkıs tahtının ışınlanma ayetinden habersiz olaya nasıl bakar. Allah’ın, insana kendi ilminden vermesi ne demek, bunu bilmeyen gençler ışınlamayı gerçekleştiren insana nasıl bakar? Belki yersiz bir endişe benimkisi ama gerçek olursa? Madem ki bir ihtimal var, o halde işin aslını öğrenip gençler için ön hazırlık yapmamız lazım değil mi? Ya da konunun uzmanları basit dilde konuyu anlatmalı değil mi? Var olanın özelliklerini bulmakla, o var o

lanı yoktan var etmenin ayrı şeyler olduğu anlatılmalı değil mi?

3) Dinimizle bilimin ne kadar iç içe olduğunu her buluş hayra kullanıldığı zaman ibadet olacağını güzelce işlemeliyiz. Hem de çok acele olarak.

Ey Müslüman,

Boş gezmek yok, televizyon başında faydasız programa zaman harcamak yok, ka

hveye gitmek, beş çaylarına gitmek yok. Bizim çok işimiz var. Öğrenecek ve çevremize öğreteceğiz.

Gençliğin beynine şırınga edilen, dini bilgiler bizim, fenni bilgiler batılıların imajı değişmeli. Ama bunu zamanın değerini bilenler başarır. Biz hem Kur’an’ı hem popüler bilim kitaplarından bazılarını okuyamaz mıyız? Hiç olmazsa iki üç ayda bir, uzay bilimine ait bir yazı okuyamaz mıyız? İşte bakın beş dakika verip bu yazıyı okudun

uz, bir kaybınız var mı? Damlaya damlaya göl olur.

Ne diyordum? Higgs parçacığının peşine düşenler ne yapmak istiyorlar? Soruya cevap veremedim. Neden mi? Konuyla ilgiliyim, ama bilgili değilim. Kapasitem bu kadarcığını

yazmaya müsait.

O halde neden mi yazdım. Sizler konuya önem verin diye.

 

DİĞER HABERLER

Higgs Parçacığının Peşine Düşen Fizikçiler Ne Yapmak İstiyor
Gençliğimde uzay bilimiyle ilgili ne görsem hemen alır okur, bilmediğim kelimenin altını çizer sonra

n

 
 

MEKTUP DERGİSİ
© 2009 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@mektupdergisi.com |  abone@mektupdergisi.com