DERGİ DUYURULAR

DERGİ KATEGORİLER

 

DERGİ ÜYELİK

Kullanıcı Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum
 

DERGİ ARŞİV

Mart-Nisan-Mayıs
 

Akrabalarım ve Ailem Göçediyor!


Ölümler, bir yandan acı verip giderken bir taraftan da bize Kur’an’dan sonra en büyük vaazı da verip gidiyor.
12/04/2009 - 01:43

Ölümler, yabancı ve geçici bir diyarda olduğumuzu da bize belgeliyor. Cennet sonsuz o yüzden orda ölüm yok. Ama bu dünya sonlu, emaneten barındığımız bir imtihan salonu, gerçek diyarımıza giderken beklediğimiz liman. Birgün bir gemi gelecek ve bizi götürecek.

Ölümler bizim akrabalarımızı bazen teker teker, bazen üçer beşer götürüyor.

Çocuk yaş sayılan yaşta babamın babası ve annesi öldüğünde ölümün gerçek yönünü gördüğümü söyleyemem.

Yıllar sonra gelen ölümlerle başladım ölümün yavaş yavaş akrabamı ve ailemi bitirdiğini anlamaya.

Önce çok sevdiğim dayım öldü, sonra teyzemin kızı süt kardeşim ve arkadaşım, sonra çok sevdiğim kardeşim, sonra çok sevdiğim büyükannem, sonra büyükbabam, sonra amcam, sonra iki amcam oğlu ile bir amca kızı, sonra halam sonra dünyam biricik babacığım.

Sonra dayımın oğlu süt kardeşim, sonra ikinci annem, babamın ilk eşi, şimdi de son dayım öldü, ardından genç yeğenimiz.

Dayım güldürü matinesiydi. Son yıllarda Allah’a dönmüştü. Şeran neyi ifade ettiğini bilmiyorum ama zahiren iyi bir ölümle, Kur’an okurken öldü. Haftada bir hatim indiren dedemin oğluna böyle ölmek (zahiren) çok yakıştı. Ama ardından bir soruyu da beraberinde getirdi. Ne o? Yavaş yavaş bitiyor muyuz? Evet, ne yazık ki öyle.

Ölümler geçidini gören ve de acıları ruhuna yorgan yapan biri olarak sizlere sesleniyorum.

• Ailelerinizle ilgilenin.

• Kötü aileniz varsa da, ona iyilik yaparak iyiliği öğretin ve onu ailenizin gücünü artıran bir fert olarak yeniden diriltin.

• Her acı sözle bir insanı kaldırıp atmayın sözler gider gelir ama insan giderse gelmez.

• Akrabalarınıza özel zaman ayırın. Özellikle çocuklara. Onları gezdirin, kıssalar hikayeler anlatın, hediyeler alın, asla aşağılayıcı konuşmayın, taltif edin.

• Unutmayın akrabalık bağları küçükken bağlanıyor. Sonradan da bağlanmak mümkün fakat sıcaklık pek o kadar olamayabiliyor. Bizden hatırlatması.

Not: Bu yazıyı yazdıktan sonra ne olsa iyi dostlar! Biricik ağabeyim Fazlı Şenlikoğlu öldü. 23. 01. 2009. Acımı anlatamam. Son günlerde bazı Müslümanların verdiği acıdan dolayı kalbinde bir rahatsızlanma oldu. Kalp, bizde ırsi olduğu için kendi ölümümü beklerken biricik ağabeyciğimin ölüm haberi, tarifi imkansız bir acı verdi bana. İman ne güzel teselli, canım ağabeyim Cuma namazı için gittiği camide ölmüş. Ya içki içerken, kumar oynarken ölenler gibi ölseydi, benim acım ne olurdu! Bana doğru yolda dürüst abiler veren Allah’a şükürler olsun.

İşte böyle dostlar! Agabeyciğim de göç etti. Sizden bir ricam var. Zahmet olmazsa sizin ölmüşlerinize dua ederken benim ölmüşlerimi de hatırlayın. Artık benim okuyucum da ailem gibi oldu. Bu samimiyete dayanarak bu ricada bir sakınca görmedim.

 

 

 

Fani dünya gidici...

Peki biz kalıcı mıyız?

Ölümü neden unutuyoruz?

Az mı düşünüyoruz?

Yoksa hiç mi düşünmüyoruz?

 

DİĞER HABERLER

Akrabalarım ve Ailem Göçediyor!
Ölümler, bir yandan acı verip giderken bir taraftan da bize Kur’an’dan sonra en büyük vaazı da verip
Spastik Yavrusunun Acısı
O bir babaydı. Yavrusunun sipastik oluşu onu can evinden yakıyordu.
Asile İle Ali’nin Hikayesi
Ben Asile

Yıllardır yazmayı düşündüğüm öykü için nihayet kalemi elime aldım.
Öldürülmakten Korkma Birtanem,Seni Dualarımız Kuşatmıştır.
Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla.
Canımın canı bitanem, sana bu mektubu gecenin yarısı, bütün

n

 
 

MEKTUP DERGİSİ
© 2009 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@mektupdergisi.com |  abone@mektupdergisi.com