DERGİ DUYURULAR

DERGİ KATEGORİLER

 

DERGİ ÜYELİK

Kullanıcı Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum
 

DERGİ ARŞİV

Mart-Nisan-Mayıs
 

İkinci Adım Hadis Usulu


Biz, Akaid ve Fıkhi ilimlere ilk adım, Hadis Usûlü, Hadis Tarihi, Mezhepler Tarihi, İslam Tarihi gibi bilim dallarına, öteki deyişle ilim dallarına ikinci adım, dedik.
12/04/2009 - 02:10

Tefsir Usûlü ve Tefsir çalışmasını da üçüncü adım diye katagorilere ayırdık. Bu katagorilerin şer’î hiç bir değeri yoktur. Sadece, bilgilerimizi sistematize etsin istedik.

 

Hadis-i Şerif: Hz. Muhammed'in sözü, davranışları.

Usûl: Yol, yöntem, kaide ve metod demektir.

 

Hadis Usûlu: Hadis ilmini, prensipler bütünüyle Hz. Muhammed'e dayandıran ilim dalı. Hadis Usûlü, hadis tekniği de demektir aynı zamanda. Hadis tekniği senede ve metne dayanır.

Bu noktayı biraz açalım.

Mesela biz Sokrat’tan bir söz duyarız. Kime demiş, nerde demiş ne zaman demiş araştırmayız. Çünkü biliriz ki araştırsak bile bir kaynak, senet bulamayacağız, sadece metni duymuş oluruz.

Hadisler böyle değil, hem metni (o bilgiyi) hem de nerde nasıl ne için ve kimlere söylendiği ve de hadisin kim tarafından zikredildiği bilinir. İşte bilinen kişiler senette geçer.

Şimdi verilen bilgileri önce okuyun sonra sesli olarak onar defa defterinize yazın. Eğer ikinci adımı ders olarak çalışacaksanız.

Hadis Usulü kadar mükemmel bir haber alma ağı yeryüzünde hiç bir yerde, hiç bir şeyde göremeyiz. Harika örgü, öylesine sağlam temellere oturtulmuş ki, bu ağ arasından mütevatir, denmişse yalan bir haberin sızması mümkün değil. İnsanı hayran bırakan Hadîs Usûlü'nü her müslümanın öğrenmesi o kadar güzel olur ki, işte o zaman Kur'an kardeşliğinin nûru yağar üzerimize.

Hadis inkarcılığının, Hadîs Usûlü’nü bilmemekten kaynaklandığını, ancak Hayrettin Karaman hocamızın Hadîs Usûlü ile ilgili kitabıyla kısmen anlamıştım, fakat daha sonra Mehmet Bakırcı ile, bir üniversitede Hadis Usûlü dersi veren bir Hoca’nın verdiği bilgiyle derinlemesine konuyu idrak ettim. Emeği geçen hocalarımdan Allah Şanı Yüce razı olsun.

Önce bir taslak halinde anlatayım hadislerin nasıl toplandığını. Hadisleri rivayet eden kişiler önce araştırılıyor. Hem de dünyanın hiç birşeyde görmediği yöntemle. Şimdi hepsini anlamasak da not edelim.

 

Ravi’nin Vasıfları Adalet ve Zabt

 

Adalet ve Zabt sıfatları taşıyan kişiye "Sıka" denir.

Adalet için;

1 Müslüman olması

2 kil bâliğ olması

3 Akıllı olması

4 Takvalı olması

5 İnsani ve örfi meziyetlere sahip ve saygılı olması şart.

 

Zabt (Ezberde tutma kabiliyeti);

 

1. Ravi duyduğu hadisi ezberler

2. Ravi uyanık olmalı, uyanık değilse, rivayet etmediği hadis için "Sen rivayet ettin" denildiğinde kabul eder. Bu durumda onun gafil avlandığı ortaya çıkar.

3. Hadisi ezberinden rivayet ediyorsa, kitap iyi korunmuş olmalı.

4. Mana ile rivayet ediyorsa, manayı bozacak unsurları çok iyi bilmesi gerekiyor.

Hadis ravilerinin adalet ve zihin gücünü araştıran bir ekol oluşmuştur. Ravilerin hayatını incelemekten Cerh ve Tadil adıyla bilim dalı oluşmuş. Düşünün, yalanı vuku bulmuşsa, ondan hadis alınmıyor.

Şu hiç unutulmamalı,

hadisler Hicrî 300 civarlarında toplansa da, sahabe döneminde yazılmıştı.

Hadis usulünde, bir hadisi kaç kişi rivayet ediyorsa o hadis o kadar sayıyla anılır.

Mesela, diyelim ki, peygamberimizin buyurduğu şu hadisi, "Sizin en hayırlınız, hanımına iyi davranandır." Hadisini eğer yüz kişi duymuş da, yüzü de ikinci tabakaya aktarıyorsa, yüz hadis, deniyor. Bu bilgi çok mühimdir. Bunları bilmemek, bizi bir dönem hadis ilminin heyecanından uzaklaştırmıştır. Buhari'nin "Şu konuda şu kadar hadisi almadım." deyişi, aynı Hadisin ravisi çokmuş, o bir kaçıyla yetinmiş, anlamına gelmektedir. Zaten bu da akıllıca bir yöntem değil mi? Ne diye aynı Hadisi yüz kişiden rivayet etsin, aynı sözü okuyucuya yüz kez okutsun ki.

Hadîs Usûlü harika bir ilim dalı. Çok şaşırtıcı, çok etkileyici çok da zevkli. Yalnız, dini kültür seviyesi olarak biraz ilerlememiş kişilere ağır gelebilir, ağır da gelse okuyun deriz, bize sorulsa.

Bu sayı, hadis usulüne ait bazı özellikleri bilelim, mümkünse ezberleyelim. Daha sonra Allah izin verirse hem biz öğrenmeye, hem de size sunmaya devam edeceğiz.

 

Hadis Usulü Dersi

 

Şimdiye kadar en sevdiğim derslerin başında, Tefsir vardı, ikincisi de Hadis Usulü oldu.

Hiçbir zaman isimleri ve tarihi takip etmedim. İslâm tarihini okuyorum, daima olaylara endekslendim. Hatamı Hadîs Usûlü’nden yetmiş alınca anladım tabii. İslami ilimleri okumak için çok didindim. Fakat özellikle, Hadis Usulü ve Mezhepler Tarihi’nde, kısacası ilimde asla istediğim yere gelemedim. (Çok şükür iyiye doğru gidiyor.)

Mesela, gittiğim (ama hastalıktan dolayı devam edemediğim) bir üniversitede, ders verilirken şoktan şoka girdim. Ve anladım ki, rahleye (masaya) oturulmadan, bir hocanın derslerini takip etmeden, yüzeysel ilimle bakış açısı alınabilir ama asla İslam’ın derinliğine inebilecek ilim alınmaz. İlla istikrarlı çalışmak gerekiyor.

Bu serzenişlerimi ya da hayıflanmalarımı, keşkelerimi neden yazıyorum anlıyorsunuz değil mi gençler ve ruhu genç olanlar. Hiç bilgisi olmayanların, laf kalabalığı ile çok bilgisi var gibi konuştukları ve de kabul gördükleri dünyada, ben ilim-bilim dallarından çoğunda bilgisiz kaldığımı açıklama meraklısı değilim. Sizler ömrünüzü bereketli ve düzenli geçirin diye karizmamdan parçalar koparıp harcıyorum. Bunun değerini bilmeniz, programlı okumanız lazım, eğer programlı çalışan biri değilseniz ve de benim tavsiyelerimi isteyen okuyuculardansanız bu tavsiyemi size rahatlıkla yapıyorum.

Düzenli ders çalışmamız lazım. Sizlere dört ciltlik ders kitabı Kılavuz, İslâm’ı Doğru Anlamak adlı eserciğimi de bu sebeple yazdım. Şimdi de elinizdeki dergiyle bir ders yapalım, diye uğraşıyorum. Bu dersi beraber öğreneceğiz, isterseniz tabii, bir de Şanı Yüce izin verirse.

Bu dersi mutlaka okuyalım. Ezberleyemezsek bile İslam dininin bize hangi zor yollardan geçerek geldiğini idrak etmiş oluruz. Bizlere her şeyi hazırlamışlar, alın okuyun diyorlar.

İstiyorum ki, hadis usulünü yavaş yavaş, yani sindire sindire öğrenelim. Size şimdi kısa kısa bilgiler veriyorum. Gelecek sayıya kadar siz bu bilgileri öğrenmiş olacaksınız. Önümüzde üç ay var, üç ayda istenirse neler olur. Elin oğlu üç ayda devrim yaptı ve bunu dünyaya gösterdi.

Hadîs Usûlü’nde tarihler çok önemliymiş. Buna dikkat ediniz lütfen.

                   * * *

Soru-Cevap

 

Soru: Hadis kitaplarının isimleri nelerdir?

Cevap: Hadis kitaplarından meşhur altı hadis kitabına Kütüb-i Sitte, denir. İsimleri şunlardır: Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace ve Nesei. Tabiî ki hadis kitaplarının tamamı altı değil. En fazla kullandığımız kaynaklar altı adet.

Soru: Sahabe kime denir?

Cevap: Hz. Peygamber’in dersinde bulunan Müslümanlara Sahabe, Sahabi veya Ashab (çoğul) denir. Kimi yirmi üç yıl, kimi de bir saatten az bulundu dersinde, ama yine de Sahabe adını aldı.

Soru: Sahabe’yi görenlere ne ad verilir?

Cevap: Sahabe’yi görenlere "Tabiîn", denir. Tabiîn’i görene "Etbaut Tabiîn", denir. Silsile devam eder.

Soru: Mervi ne demektir?

Cevap: Rivayet edilen Hadis, demektir.

Soru: Eda nedir?

Cevap: Hadis Usulünde, usulüne uygun olarak Hadis nakletme sanatı.

Soru: Hadis Usulü’nde, delil’in kaç ismi vardır?

Cevap: 1. Delil, 2. İsnat, 3. Senet, 4. Vech, 5. Tarih. Unutmayalım, Hadisi Şerif’in Rasulüllah’a ait olduğunu ispat eden kişilere bu beş sıfat verilmiştir.

Soru: Hadisler, Peygamber’den üç yüz yıl sonra yazılmış, doğru mu?

Cevap: Hayır! Asla doğru değil. Doğru olsaydı İmam-ı zam’ın hadisle hiç amel etmemesi gerekirdi.

Hem, farzedelim üç yüz yıl doğru olsun. Eğer Rasulüllah döneminde yazılmadıysa, üç yüz yıl sonra yazanlar uydurmuş olmazlar mı?

Soru: Hadis yazmayı Efendimiz yasak etmişse nasıl yazılmış?

Cevap: Bu söz de eksik, doğrusu şöyle: Allah Resulü herkesin hadis yazmasını yasakladı. Bildiğiniz gibi, Kur’an ayetleriyle karıştırmasın, diye. Fakat şu Ashabın hadis yazmalarına izin verdi:

 

 Hadis Yazanlar:

 

1. Hz. Ebu Bekir (13)

2. Hz. Ali (40)

3. Semur bin cunde (58)

4. Ebu Hureyre (58)

5. Cabir bin Abdullah (74)

6. Abdullah bin Amr bin As (93)

Soru: Ravi kime denir?

Cevap: Hadis nakladene.

Soru: Rivayet nedir?

Cevap: Ravilerin Hadis’i nakletmesi.

Soru: Hadis’in açılımı nedir?

Cevap: Uzmanlar şöyle demişler: Hadis, yazılırsa ilim olur, söylenirse Hadis olur, yaşanırsa Sünnet olur.

 

 

DİĞER HABERLER

İkinci Adım Hadis Usulu
Biz, Akaid ve Fıkhi ilimlere ilk adım, Hadis Usûlü, Hadis Tarihi, Mezhepler Tarihi, İslam Tarihi gib
Namaz Münafıkta Hiçbir Şeyken Mü’minde Çok Şeydir
Bazı insanlar vardır, hem namazını kılar hem cimri, hem ahlaksız hem de zalimdir.
GERÇEK BU
Tefekküre Zaman Kalmıyor

n

 
 

MEKTUP DERGİSİ
© 2009 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@mektupdergisi.com |  abone@mektupdergisi.com