DERGİ DUYURULAR

DERGİ KATEGORİLER

 

DERGİ ÜYELİK

Kullanıcı Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum
 

DERGİ ARŞİV

Mart-Nisan-Mayıs
 

Hiç Kimse Kendisi Karar Vermedikçe Düzelemez!


Bu yazıyı dikkatli okuyun, bazıları bu yazıdaki bilgi
ve bakış açısını bir kitapla veriyor.
12/04/2009 - 02:19

İnsanlar, olgunlaşmamış hayallerle kendisine bir yön çizer, okudukça, hayatı tanıdıkça, umutlarını besledikçe ham hayaller olgunlaşır ve kaliteli bir kul olarak adımını atar. Fakat, o adımı atmaya karar verirse atar, hiç kimse, kendisini değiştirmeye ve geliştirmeye karar vermeden değişikliğe ve gelişime adım atamaz.

İslâm, kişisel gelişimde en güçlü, en modern, en çağdaş, en yüksek moralli, en kalıcı ve en mütevazı güç çizergesidir.

İslâm tarihine bir de kişisel gelişim moduna girerek bakmak lâzım.

Yer, Mekke. Halk puta tapar olmuş. Ahlaki kurallara kendilerince bir isim koymuş ve ahlaksızlık ahlak kabul edilmiş. Bir kadının on erkekle birlikteliği ve hamile kaldığında hangi erkeği seçerse çocuğun babasının o kabul edilmesi, zinanın özgürlük kabul edilmesi, kız çocuğu doğuran kadının aşağılanması vs.

Her şeyden önemlisi, şirkte oluşları. Allah’ı inkar etmiyorlar, ama Allah’ın dediği yoldan da gitmiyorlardı.

Amentüleri puta tapmaktı. Aynen bu günkü putcular gibi, başlarına bir iş gelse, birine kızsalar hemen putlarına gider, kimden şikayetleri varsa söylerler, o putun manen duyduğuna bir çözüm bulacağına inanırlardı. (O putlar, ölmeden önce iyi insanlardı ama hiç biri “Biz ölünce bize tapın” dememişti üstelik.)

İşte bu psikolojideki insanlara Allah’ın ilk emri, Kelime-i Tevhid oluyor. Karar vererek ve inanarak söylemek şartıyla La ilahe illallah de, bana yardımcılarım varmış inancından sıyrılarak iman et.

La, reddet, yoktur de, Allah’tan başka ilah yoktur, de.

Yani, Kur’an diliyle Allah şunu söylüyor, “İslâma girmek istiyorsan beni tanıyarak, putçu ruhunu temizleyerek beni kabul et. Seni bu şartlarla islâma girmeye aday kabul ederim.”

Kelime-i Tevhid’i iyice anlayıp iman ettikten sonra sıra, Kelime-i Şehadet’e geliyor.

Bu defa, Kelim-i Tevhid’i kapsayarak inanılması gereken, Kelime-i Şehadet var.

Eşhedu, enlâilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve rasulûh. Manası; Ben diğer ilahları reddederek, Allah’tan başka ilah yok, diyorum. Muhammed’de onun kulu ve elçisidir. Tanımı, Allah’tan başka ilah olmadığından iyice emin olunmak. Allah’a, O’na yardımcılar var gibi inanmadan inanmak, Hz. Muhammed’i ilahlaştırmayarak Onun bir kul olduğuna inanmak, ama basite de almamak, önem vermek, çünkü O kul, sıradan bir kul değil, Allah’ın kullarıyla arasında elçidir.

Bu güçlü inanış ve kararlılıktan sonra kişi İslâmın manevi kapısından içeri girer, kendisi karar verir. Telkin olabilir fakat kendisi karar vermeyen hiç kimse, hergün hatim indirse yine de o kapıdan giremez. kararlılık ve iman, hayırlı bir yola girecek kişi için olmazsa olmazlardandır.

Allah şanı yücenin, Müslüman’a, inandığı dinin en büyük din olduğuna dair verdiği motivasyon harikaların harikası, yeryüzünün en büyük motivasyonudur. Yani Allah şanı yüce bile önce güveni güçlendiriyor. Bakın peygamberimize ne buyurmuş, “Bu kitabı, sana indirdim. Niçin mi? (sadece müslümanları değil) bütün insanları karanlıktan nura çıkarman için... (İbrahim suresi 1. ayet) Daha benzer birçok ayetten peygamberimizin, rahmeten lil âlemin, alemlere rahmet olduğunu söylüyor ve bizlere de Fetih suresi 29. ayette diyor ki; “Muhammet Allah’ın elçisidir. Onunla beraber olanlar, küffara karşı kararlı dik duruşlu, kendi aralarında birbirlerine karşı merhametlidirler.”

Allah, Allah iken, kulun niçin neden inanması, neden değişmesi gerektiğini kuluna izah ediyor, sonra inanmasını, değer ve önem vermesini istiyor.

Demek ki, kulda bir gelişim olabilmesi için, kulun kendi dünyasında yeni bir sahife açması, nedenleri iyi bilmesi gerekiyor.

Örnek, kumar mı oynuyor? Kumarın ayetin deyimiyle bir pislik olduğuna inanamıyor mu? Müslümansa inanmamak olmaz. Derhal tevbe edip inanacak. Allah’ın ayetine güvenecek ve müslümansa şundan emin olacak, Allah kumar için az bir faydası olmasına rağmen, o bir pisliktir, diyor. Şimdi kumarcı araştıracak, kumar oynadığı halde, ailesinde huzur var mı? Pislik olan kumar aileyi temiz, manevi huzur içinde tutmuş mu? Hayır. Zinası, hırsızlığı, günahın her türü buna göre ele alınmalı.

Kişi kendisini ikna ettikten sonra karar verecek. Hiç kimse, hatasını terketmeye karar vermedikçe düzelemez.

Kişi azimli ve kararlı olmalı.

Kararlı adımlar bir simitçi çocuğu ülkesine Başbakan yapıyor (R.Tayyip Erdoğan) bir kömür işçisini de Amerika’ya başkan yapar (Abraham Lincoln)

İnanarak karar veren halkı hiç kimse yenilgiye uğratamaz, inanarak karar veren bir ferdi de şeytan asla aldatamaz.

Amerika, Vietnam’da yenildiği zaman açık açık şunu itiraf etti; “Biz, modern teknolojiyle, inanmış insanları yeneriz zannettik. İnancın yenilemeyeceğini bilemedik.”

Belki de bu itiraf (Robert Mc Namara, Amerika’nın Vietnam savaşı sırasında savunma bakanı) Amerika’nın tek doğru söylediği sözdür.

İman ile hiç birşey savaşamaz. Vietnam halkı kendisi savaşacağına karar vermişti. Paralı asker değildi, ona baskı da yapılmamıştı. Kendi karar veren fert, kendi karar veren halk, ölür ama yenilgiye uğramaz. Velevki yenilgiye uğramış olsun, izzet ve şeref hiç ölmez. Hatta daha canlı yaşar, onurundan hiçbir şey kaybetmez. Örnek, çöl aslanı Ömer Muhtar.

 

Dergiyi bitirdikten sonra sekreterim ve  yeğenim Hacer Şenlikoğlu dergiyi mizanpaj halinde gördü hayretle sordu: Halaa! Bütün konuları yazmışsın,gelecek sayı ne yazacaksın? Neler yazacağız bakalım. Bizi takip edin

 

DİĞER HABERLER

Hiç Kimse Kendisi Karar Vermedikçe Düzelemez!
Bu yazıyı dikkatli okuyun, bazıları bu yazıdaki bilgi
ve bakış açısını bir kitapla veriyor.<
Vicdanlı Ol Sayın Orgeneralim....
Yüksek Askeri Şura toplantısı yapıldı. TSK’dan ihraç edilen subay astsubaylar arasında yine irtica s

n

 
 

MEKTUP DERGİSİ
© 2009 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
info@mektupdergisi.com |  abone@mektupdergisi.com